Google

Kalp Hastalıklarından Korunma Önerileri

23/3/2007, 16:39

Daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmenin anahtarı, yaşam biçiminizde yapacağınız küçük değişikliklerde saklı.
Kalp sağlığınız için sağlıklı yiyecekler tüketin. Kolesterolünüzü gerekli seviyeye düşürmek ve kalp hastalıklarından korunmak için tereyağı, iç yağı gibi hayvansal kaynaklı yağlardan uzak durun. Zeytinyağı, ayçiçek, mısırözü, soya gibi bitkisel yağları tercih edin. Kırmızı eti mümkün olduğunca yemeyin. Et tercihleriniz balık, hindi, tavuk olsun. Beslenmenizde, fasulye, mercimek, bezelye gibi kolesterolsüz protein kaynaklarına yer verin. Yağsız veya az yağlı, süt ve süt ürünleri tüketin. Çocuklarınızı fast food-hamburgerden uzak tutun.  Yağların karın çevresinde toplanmasının özellikle kalp-damar hastalığı riskini arttırdığını ve bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 102 santimi geçmemesi gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
Düzenli egzersiz, kalp hastalıkları ve kalp krizinden korur. Kalbinizi, kemiklerinizi ve kaslarınızı güçlendirir. Ancak 35 yaşından sonra yoğun efor gerektiren bir spora başlayacaksanız, gizli kalp hastalığı riskine karşı mutlaka iyi bir kalp kontrolünden geçin. Egzersizin en ideali uzun yürüyüşlerdir. Aile geçmişinizde kalp hastası varsa, şişmansanız, diyabet veya yüksek tansiyon hastasıysanız, sigara kullanıyorsanız 30, değilseniz 40 yaşından sonra şu testleri yaptırın: Total kolesterol, HDL (iyi huylu kolesterol), LDL (kötü huylu kolesterol), tigliserid ve kan şekeri. Kan yağları dışında düzenli olarak yüksek tansiyonunuzu ölçtürün. Koroner kalp hastalığından korunmak için hekim tavsiyesiyle birinci guruptakiler 30, ikinci guruptakiler 40 yaşından sonra günde 100 mg aspirin almalıdır. Kalbiniz için alkol yararlıdır demiyoruz. Fakat eğer içki içecekseniz tercihiniz yararlı kolesterolü yükselttiği bilinen kırmızı şaraptan yana olsun (günde bir su bardağı). Fakat kırmızı şarap içmiyorsanız içinde kalbi koruyucu maddeler içeren üzümü çekirdekleriyle birlikte yiyebilirsiniz. Üzüm çekirdeği toz ve kapsül olarak satılmaktadır.

 

www.memorial.com.tr

Bebek Odası Nasıl Olmalı?

22/3/2007, 08:15
Hamileliğin ve bir çocuk sahibi olmanın en keyifli yanlarından biri de bebeğimizin odasını hazırlamaktır. Evimizin en önemli ve yeni üyesi kendi odasının hazırlanması ve dekorasyonu konusunda her ne kadar söz sahibi olamasa da bizler onun için en güzel, güvenli ve kullanışlı odayı hazırlarız. Ancak bebek odaları hazırlanırken dikkat edilmesi gereken şeyler var. Odanın görüntü güzelliği ve şıklığı ile beraber, özellikleri, yapısı ve tasarımı çok önemlidir. Bebeğin odasını hazırlarken onun rahatını sağlamak ve tehlikelerden korumak gerekir.
En uygunu gürültüden rahatsız olmayacak kadar uzak, fakat kolay kontrol edilebilir bir mesafede olan odadır. Kuzey cephesine bakan odaları tercih etmeyin. Odanın kuzey cephesine bakması soğuk ve nemli bir oda olmasını sağlar, ayrıca kuzey cepheleri genellikle problemli, nem ve rutubetli cephelerdir. Odanın doğudan ışık almasını tercih edin. Yatak odalarının doğuya bakması herkes için iyidir. Güneş ışınları sabah rahat ve huzurlu uyanmamızı sağlar. Batıya bakan odalar özellikle yaz geceleri çok sıcak olur.

Bebek odasının en önemli özelliği, rahat havalandırabileceğiniz aydınlık bir oda olmasıdır. Lüzumsuz fazla eşya ile dolu bir odada, annenin hareketleri, bebeğin görüş, hareket ve oyun alanı kısıtlanır.

Odanın sıcaklığına da dikkat etmek gerekir. Bebek, soğuktan büyüklere oranla daha çok etkilendiği için, nem oranına da dikkat etmek koşulu ile, odanın ne çok sıcak nede soğuk olmaması gerekir, genel olarak 20 - 22 derecede tutulması uygun olacaktır. Yeni doğmuş bir bebeğin solunum yolları hassastır; bu yüzden ısıtıcıların ve radyatörlerin üzerine su kapları koymak gerekir.

Size her konuda yardımcı olacak bazı bebek siteleri;

http://www.aile.org.tr 

http://www.bebegimbenim.com

http://www.bebekveanne.com 

http://www.bebek.com

http://www.webbebek.com

Tavşan Ceren

20/3/2007, 13:45

Ceren aramıza katılalı henüz 21 ay oldu. Ha bu arada Ceren benim kızım. 14.05.2005 doğumlu. Çok çabuk büyüyor. Ne kadar küçüktü. Şimdi koşup oynuyor, bize laf yetiştiriyor, anneannesinin biricik tavşanı o. O da farkında sevildiğinin, üzerindeki ilgi hiç azalmasın istiyor. Benimle oyunlar oynuyor, ah bir de şu ısırma huyu olmasa. Ceren'in en sevdiği oyuncak teletubbiesleri. Tüm CD'leri var. Sabahtan akşama kadar seyretse yine doymuyor. Bir de arabalar. Kız çocukların araba sevdası bu kadar olur mu demeyin. Arabalara bayılıyor. Ama teletubbieslerin yeri onda ayrı. Uyurken, yemek yerken, dışarı çıkarken hep yanımızda biri var. Tinky Winky, Po, Laa Laa ve Dipsy. En sevdiği kişi ise anneannesi. Onsuz hiçbir yere gitmez. Uyurken, yemek yerken, gezmeye giderken, hep yanında olmalı. İyi ki varsın anneannesi.

Ceren henüz 21 aylık olmasına rağmen çok düzgün bir türkçeye sahip. Benim en önem verdiğim şeylerden biri de bu. Okuduğum yazılarda bebeklerle bebekçe değil düzgün Türkçeyle konuşulmalı deniyor. Biz de öyle yapıyoruz ve inanın işe yarıyor. Bizi görünce merhaba diyor, nasılsın dediğimizde iyiyim, bir yere giderken hoşçakalın ve en güzeli anneannesini severken canım, tatlım, tavşan, kuş, kuzu diyor. Çünkü anneannesi de onu öyle seviyor. Annesine ismiyle hitap etmesi, bana Memek demesi bizi kırıp geçiriyor. İyi ki var, iyi ki bizimle.

Link Ekle Free Link Exchange Arama motorlarına kayıt, sunucu barındırma, hosting, co-location, webhosting