Google

Çocuklu Tatil 2009

1/7/2009, 11:31

4 yıl süren Paradise Side Beach maceramızdan sonra artık farklı mekanlara yelken açma vakti geldğini düşündük. 19 Mayıs tatilini fırsat bilip değişik bir mekana gidelim dedik. Araştırmalarımız sonucu (Özlem’in internette otelleri incelemesi, yorum sitelerini tek tek dolaşması ve otelleri araması sonucu)Antalya Kemer de yer alan Orange County De Luxe Hotel’de karar kıldık. Büyük bir heyecan ve yeni, bilmediğimiz bir mekana gitmenin verdiği tedirginlik ile yola çıktık.

Tesis, Antalya şehir merkezine 45 km, Kemer'e 5 dakika uzaklıkta denize sıfır konumda ve 513 odalı bir tesis. Toros dağlarının muhteşem manzarası eşliğinde Orange County Resort Otel 16.yüzyıla ait mistik ve eşsiz Hollanda mimarisi ile Amsterdam ve Amsterdam yakınlarındaki Volendam balıkçı köyünden esinlenerek inşa edilmiş bir tesis. Amsterdam in Kemer. Tahmin edeceğiniz gibi Hollandalı turistlerin çoğunlukta olduğu bu tesiste çocuk sayısı bizim gitdiğimiz dönemde çok azdı.



Eşsiz güzellikteki otelde herşey ve herkese uygun eğlence mevcut. Otel’in tam ortasında yer alan ve boydan boya uzanan havuz Ceren ve benim için eğlencenin en büyüğü oldu. Çocuk yüzme havuzunun hemen yanında yer alan Mini Club oldukça büyük bir alanı kapsıyordu. Çocuklar için herşey düşünülmüştü. Oyuncaklar, küçük masalar, boyama malzemeleri, televizyon, çizgi filmler, oyun hamurları ve 2 cici öğretmen. Ceren umduğumuz üzerinde eğlendi. Kendi başına oynadı, öğretmenleriyle resimler, süsler yaptı. Tabii bizim içinde bu mutluluk verici oldu.



Denizi Mayıs ayı olmasına rağmen oldukça sıcak ve temizdi. Deniz üzerine kurulmuş platformda balıkları seyretmek ve biramı yudumlamak. Şu an gözlerimi kapadım ve o ona geri döndüm.

Tesis’in animasyon ekibi oldukça deneyimli, ilgili ve eğlenceliydi. Gün içindeki animasyonları ve gece şovları dönem ölü bir dönem olmasına rağmen çok güzel ve dolu dolu hazırlanmıştı. Gitdiğimiz dönemde Eurovision Şarkı Yarışması’nın finalleri vardı. Havuz’un orta kısmında yer alan platforma yerleştirdikleri dev ekranla muhteşem bir gece yaşandı. Turistlerin Hadise’ye ilgisi büyüktü. Hepsi Türk bayraklı T-shirt giyip ülkemize desteklerini gösterdiler. Ultra herşey dahil hizmeti veren tesiste 5 adet ücretsiz ve rezervasyonlu a la carte restaurant (Hollanda, Türk, Akdeniz ve deniz ürünleri, Meksika mutfağı, Sushi) mevcut. Yemekleri Hollandalı turistlerin çok olmasına rağmen bizim damak tadımıza uygun. Türk lokantısı deniz kenarında yer alıyor. Yemekleri çok güzel. Küçük küçük barların yer aldığı denize inen yol boyunca geceleri yürümek çok zevkliydi. Tesis de herşey düşünülmüş. Eğlenmek, dinlenmek ve yüzmek isteyen çocuklu ya da çocuksuz herkese uygun çok güzel bir otel. Sezonda çok kalabalık olduğunu söylediler. Bu yüzden seneye Mayıs ayında tekrar gitmeyi düşünüyoruz.



5 güzel gün, 5 özel gün. Herşey için teşekkürler.

http://www.orangecounty.com.tr/

Çocuklu Tatil

22/6/2009, 17:21

Çocuklarla tatile gitmek bazen işkenceye dönüşebiliyor. Hem çocuklarımızın hoşlanabileceği hem de bizim rahat edebileceğiz oteller bulmak oldukta güç. Bu konu da sizlere birkaç öneri de bulunmak istiyorum.



Ceren’in doğduğu sene (2005) tatil yapma fırsatı bulamamıştık. 2006 yazın da Ceren bir yaşını doldurduktan sonra artık tatile gitme vaktimizin geldiğine karar verdik. Eşim’in internetten araştırmaları sonucu bebekle gidebileceğimiz tatil yerlerini listelemeye başladık. Elemelerimiz sonucu Antalya Manavgat Titreyengöl de yer alan Paradise Side Beach Tatil Köyü’nde karar kıldık. Bebekli ilk tatilimiz olduğundan biraz korkakarak biraz da heyecanla Ceren, Annem, eşim ve ben yola çıktık.



Tesis, Side'ye 7 km., havaalanına 65 km. mesafede denize sıfır konumda ve 300 odalı bir tesis. Herşey dahil tesiste çocuklar için mini club ve çocuk oyun yeri mevcut. Daha çok Alman turistlerin olduğu çok çocuklu bir tatil köyü olmasına rağmen etrafta çok az çocuk dolaşıyordu. O çocukların büyük bölümü de Türk ailelerin çocuklarıydı. Ya bizim çocuklarımız bizim eteğimizden ayrılmak istemiyor ya da yabancı ailelerin çocukları gibi sosyal değiller. Çocuklar kahvaltının ardından Mini Club’a gidip, akşam yemeğinde geri dönüyorlar.

Tesisin odaları oldukça geniş. Bizim kaldığımız odada 2 oda, 2 banyo, bir salon mevcuttu. Odanın geniş olması, ayrı 2 yatak odası ve banyosunun bulunması bizim için mükemmel birşeydi. Sabah, öğle ve akşam açık büfe yemeğin bulunduğu tesiste bizim için en önemli şey olan bebek büfesinin yer alması on üzerinden on puan vermemizi sağladı. Bebek büfesi 24 saat açık, çeşit çeşit mamalar, süt, mikrodalga ve rondonun olması Ceren için yemek sıkıntısı çekmemezi sağladı. 


Tesisin en önemli özelliklerinden biri de hiç kuşkusuz Neckermann Mini Club. Ceren daha çok küçük olmasına rağmen Mini Club’daki çocuklarla eğlenceli vakit geçirdi. Yine Mini Club’ta yer alan çocuk havuzu ve çocuk oyun alanı da bizim için kurtarıcı faktörlerdendi. Çeşit çeşit yemekleri, gündüz ve gece animasyonları, havuzları ve denizleriyle çok güzel ve huzurlu bir tatil geçirdik. Kısacası biz Paradise Side Beach Otel’i çok sevdik veee 2007, 2008 yazında da bu oteli tercih ettik. Tüm bebekli ya da çocuklu ailelere tavsiye ederim. Herşey için teşekkürler :)
www.paradise-side-beach.de




Dermatit

14/4/2009, 16:49

Dermatit; hafif ya da şiddetli kaşıntının eşlik ettiği bir tür deri iltihabı. Egzama ya da dermit olarak da bilinir.
Atopik Dermatit nedir?
Atopik dermatit, bebeklerde, çocuklarda ve gençlerde görülen alerjik bir deri hastalığıdır. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Atopik dermatit genellikle doğumdan birkaç hafta sonra ortaya çıkar ve iki yaşına kadar sürer.
Atopik dermatit, bulaşıcı bir hastalık değildir. Hastalık sırasında cilt hiç bir zaman kuru bırakılmamalı, kısa süreli, ılık banyo yapılmalıdır. Cildi tahriş edici maddelerden uzak durulmalıdır.

Temas Dermatiti nedir?
Temas dermatiti, tahriş edici kimyasal maddelerin değdiği yerlerde kızartı, şişlik ve su toplamış keseciklerle kendini belli eder. Temas dermatitini önleyebilmek için, tahriş edici maddeyi saptayıp kullanmaktan kaçınmak gerekir.

Döküntülü Dermatit nedir?
Döküntülü dermatit, genellikle deri hastalığının ya da alerjinin yan etkisi olarak deride kızarıklık ve kabuklanmalarla ortaya çıkar. Hastalıkta, derinin iltihaplı bölgeleri kaşınır, bazende deriden sarı bir salgı çıkar. Tedavide, protein ağırlıklı beslenme yararlı olur.

ceren05 / Kategori:
(yok) Yorumlar | Yazıyı gönder

Anemi

4/5/2007, 15:00

Kan hemoglobin düzeyinde ya da kırmızı kan hücreleri sayısındaki azalmadır. Kanda ölçümü yapılan maddelerin birçoğu gibi, kırmızı kan hücreleri ve hemoglobinin ortalama normal değerleri ve normal alt sınırları, yaş, cinsiyet, hamilelik ve ırk gibi etmenlere bağlı olarak değişiklik gösterir. Ayrıca, sigara ve yaşanılan yerin, deniz düzeyinden yüksekliği de kırmızı kan hücreleri ve hemoglobin sayılarını etkiler. Anemi, aslında kendisi tek başına bir hastalık olmayıp, çoğu zaman, altta yatan başka bir rahatsızlığın nesnel bir belirtisidir. Bu nedenle, bir hastanın kansızlığından söz edilirken, asıl nedeni de içerecek biçimde söz edilmesi daha doğru olur. Örneğin; demir eksikliği anemisi, folik asit eksikliği anemisi, hemolitik anemi gibi. Aneminin sık görülen belirtilerinden çarpıntı, anemi yüzünden dokularda oluşan oksijen açlığını gidermek amacıyla, kalbin atım hızını ve her atımda pompaladığı kan miktarını artırması nedeniyle ortaya çıkar. Kalbin bu gayreti sonucunda dokularda yeterli oksijen hâlâ sağlanamıyorsa, solunum sayısının artması (daha fazla oksijen için) biçiminde bir nefes darlığı ortaya çıkar. Uzayan anemilerde ve yaşlı kişilerde ya da kalp hastalığı olanlarda kalp yetmezliğine ilişkin belirtiler gelişebilir. Kırmızı kan hücreleri kitlesinin ya da taşıdıkları hemoglobinin azalmasının yol açtığı bir başka belirti, solukluktur. Aneminin şiddetine bağlı olarak, ağız ve göz kapağı içindeki mukozolarda ilk olarak fark edilebilen solukluk, aneminin derinleşmesiyle avuç içinde ve deride de belirginleşir.

Şeker Hastalığı

4/5/2007, 14:08

Şeker hastalığı; İnsülin metabolizmasındaki bozuklukla kan şekerinin aşırı miktarda yükselmesi sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Diyabet de denir. Bedendeki insülün hormonunun yokluğu, yetersizliği ya da etkisizliği nedeniyle kan şekerinin normal düzeyinin üzerine yükselmesiyle teşhis edilir. Diyabetin temel belirtileri arasında; ağız kuruluğu ve çok su içme, çok idrara çıkma, gece idrara çıkma, açlık hissinin fazlalaşması ve çok yemek yeme, kilo kaybı, halsizlik, bedende meydana gelen yaraların yavaş iyileşmesi sayılabilir. Şeker durumu açken yemekten 1-2 saat sonra; Normal kimselerde: 80 mg. 140 mg. Orta derecede: 130 mg. 190 mg. Ağır derecede: 160 mg. 215 mg. Olmalıdır. Teşhis konulduktan sonra hemen bir diet programı hazırlanarak hastaya özgü kalori miktarı saptanır. Kalori belirlemede ideal beden ağırlığı baz alınır ve bundan sonra kalori gereksinimi proteinlere, yağlara ve karbohidratlara belirli oranlara göre dağıtılır. Bu türde bir dağılım, hastalığın tedavisinde çok önemlidir. Hiperglisemi dietle kontrol altına alınamazsa oral antidiabetiklerle tedaviye başlanır. Genellikle tedaviye ilk sulfanilüre grubu ilâçlarla başlanır. İlacın başlangıç dozu düşük düzeyleden başlanarak kan glikoz düzeyini istenilen değere çekene kadar arttırılır. Eğer kan glikoz düzeyini istenilen değere çekmede zorlanılıyorsa, gerekli görüldüğü takdirde ikinci bir antidiabetik ilâca başlanır. Bu ilâçlardan istenilen yanıt alınamazsa insülin tedavisine geçmek gereklidir. Diyabet birçok ciddi komplikasyonla ve hatta ölümle neticelenecek sonuçlar doğurabilir ve damar sistemi üzerinde son derece önemli tahribatlara yol açabilir.

İnsülin nedir?

Kan şekeri düzeyini ayarlayan hormondur. Pankreasın beta hücrelerinden salınır. Insülin salgısıyla pankreas iç salgı özelliği gösterir. Yemek yendikten kısa bir süre sonra kanda glikoz miktarı artar ve insülin salgılanması başlar. Salınan insülin vücutta hemen hemen tüm hücrelere glikozun girişini sağlar. Kan şekeri düzeyinin ayarlanmasında insülin hormonu glukagon hormonu ile ters olarak çalışır. Insülin, hücrelere glikoz girişini sağlarken glukagon çıkışını sağlar. Salınmasının bozukluğunda şeker hastalığı (diyabet) gözlenir.

Şeker hastalığının belirtileri nedir?

- Hafif bir hastalığın hiçbir belirtisi olmayabilir. Bu gibi hallerde hastalığın mevcudiyeti ancak rutin bir idrar veya kanda şeker bulunup bulunmadığını tespit etmek için yapılan testlerde meydana çıkabilir.

- Daha ciddî vakalarda aşırı susama, fazla idrar, kilo kaybı, kuvvet ve enerji kaybı gibi belirtilere rastlanılabilir.

Bazı hallerde, hastalık teşhis edilmeden çok ilerlemiş olduğu hallerde hasta bayılarak şeker komasına girebilir.

Link Ekle Free Link Exchange Arama motorlarına kayıt, sunucu barındırma, hosting, co-location, webhosting